MACERA
Gidilecek görülecek bir yer ararsın
O, çok uzaktır artık
Sen değil ancak hayallerin ulaşır;
Gözlerini kapatırsan oradasın.
Tüm gizemleri görürsün.
Senin sevgine saklanmış, ilgine açık…
Haydi yola çık!
Basarsan hissedeceksin toprak yolları.
Tırmanırsan dik yokuşları,
Tutunacak kök bulacaksın.
Bir dala asılacak tepeye ulaşacaksın

Gölge serin, berrak su
Bırak kendini suya, su daha serin

MİNİK BALIKLAR
Minicik balıklar
Yüzer durur suda
Birbirini kovalar,
Yiyecek bir şeyler arar belki
Bir görünür, bir kaybolurlar
Biri önde diğerleri arkada.

İşte bir yalnız balık
Kalmış ortada.
Kurunca grubunu o da
başlarlar oyunlarına

Başka ne yapar balıklar?
Düşleri var mıdır?
Hep sevinçle mi gezerler?
Korkuları var mıdır?
Merak ederler mi ıslak
Dünyalarında gezinirken
Güneşin kuruttuğu yerlerde
Neler yaşanır?

Karşı
kıyı kararınca
kayıklar
kalkar kıyıca
...

ŞİMDİ GEREKSİZ ŞEYLER SÖYLENCELERDE
Şu sesi dinler misin?
Dalgalar, incecik
Hemen altı taşlık küçük küçük
Taşların üzerinde yuvarlanarak ilerliyor
Sakin sakin ve usulca uzanıyor kumsala.

Yürüyüşler uzun, dönüşler kısa…
Şimdi gereksiz şeyler söylencelerde.

SESSİZLİK
Rüzgar esiyor.
Yapraklar söyleşiyor dalların ucunda
Hiçbir nesne yok uyuyan.
Su, şırıldıyor.
Sesiyle kulağı dolduruyor.
Sonsuz sessizlik yok zaten hiçbir yerde
Ararsan da bulamazsın artık
Çünkü tek sessizlik
Sevdiğinin gözlerinde.

UZUN YOL
Hatırlamıyorum,
Nerede kalmıştık?
Belki bir darboğazda!
Bir girdaba takıldık belki de
Dibe doğru gidiyorduk
Bir çıkış bulduk
Sonunda sayfa doldu.

BENDEN UZAKTA
İnadım, Karadeniz’den
Kalbim Sarıkamış’ta, karların altında
Yenisine hazır kalsın diye dondurulmuş
Yatağan’da hatıralar bensiz söyleşir.
Ümitlerim İstanbul baharında çiçek açar
Bedenim bu saatte yalnız
Soğuğunu hisseder
Şimdi sen çok mu uzaksın?

YATAĞAN’DA KIŞ
Şimdi saat yirmi
Henüz sayım bitmedi
Dışarısı buz gibi; artık kış geldi
Soba yok, elektrik zamlı
Bolca masraf
Üşüyorum ama ne iyi
Burnumun ucu ıslak
Bir köpeğinki gibi
Sağlıklı olduğumu düşündürüyor.

TERMİK SANTRAL
Yine duman bıraktı termik santral
Sabah yine kirliydi gökyüzü
Nasıl yaşanır bu şehirde
Çatısız binalarla dolu bu şehri
Kaplayan sarı-mavi gökyüzü altında
Isıtan güneşe rağmen donarak ellerim
Kaçmalı bu şehirden
Yeni şeyler için her şeyden
Oradan oraya boğulduğunu hissettiğin yerde
Tutunduğun dalı bırakıp kaçmak…

Boğuluyorum, yalnız dumandan değil
Boğuluyorum, sıcağından soğuğundan değil
Boğuluyorum, dostluklar bile çok geliyor bana
Boğulmak değil bu. Bir boşluğa düşüyorum.

O hülyalara dalmadım asla
Yaşayamayacaklarımdan da hiç kaygı duymadım
Korkmadım kaybetmekten kazanamadıklarımı
Yalnızca yaşananlar
Beklenti duymadan geleceğe dair
Ama yaşamak, beklenenleri…
Ne eksik ne fazla,
Üretmek için hissetmek tüm bunları.