 |
 |
YATAĞAN’DA İLK GÜN
Yatağan’da ilk gün
Baktığım ilk ev
Tuttuğum ilk ev
Kocaman ev bomboş
İlk gece:
Bir çarşaf, bir battaniye, bir çarşaf,
Yastık, nevresim, sivrisinek;
Parke üzerine hazırlanan yatakta
kesintili uyku.
İkinci gün, temizlik, temizlik, temizlik
Ev sahibimin ikramları: …
En güzel sürpriz bir minik tüp, çaydanlık, çay…
Mutfağım bir bahçe masası, üç sandalyeyle
tomurcuklandı.
En çok perdeye ihtiyacım var; cam, cam, cam.
Hava sıcak. Ve akşam yürüyüşü…
İkinci gece:
Bir çarşaf , bir battaniye,
Bir battaniye bir çarşaf…
Yastık, nevresim, sivrisinek.
Saat daha on olmadı,
Yeni aldığım kitabı okuyabilirim.
Okumuyorum.
Uyku var ,uyku yok, yorgun değilim;
Haydi uyku
13.09.1998 Yatağan
|
YALNIZIN PAYLAŞTIKLARI
Dışarıda fırtına
Kimsenin içinde olmak istemediği hızla esiyor
İçerdekilere sesleniyor:
Çıkın, çıkın!
Yine o içeri sızıyor.
İçerde de esiyor serin, soğuk…
Rüzgarın sesi,
Kasette İngilizce şarkı
Yalnızlığın sesi, sessizlikten uzak.
Çizgilerle resim, renksiz
Dikey, yatay, uçuk ve koyu çizgiler,
Hareketli ve konuşkan.
Yalnızlıktan uzak.
**** |
HÜZÜN
Hüzün…
Sarar içini neden?
bilemezsin.
Başını uzatırsın kapıdan içeri
giremezsin
Yalnızlık…
Hissettiğin yalnızlık tohum
bırakır içine
Aramaya başlarsın oyalanacak
yeni uğraşılar.
İşte!..
İşte orada, araman gerekmeden
Tam karşında duran defter,
Birkaç adım ilerde kalem,
Yazacak sözcükler çoktan hazırdır.
Art arda dizilir deftere
Ve biter.
Sözcüklerle yalnızlık ve hüzün
Haydi su ısıt,
Bir çay demle, bir şeyler atıştır.
Belki güzel bir film de vardır
Televizyonda |
YOLCULUĞA HAZIRLIK
Güneş yükseldi artık
Ufuk beyaz sema mavi
Bulutlar kartopu
Eyvah! Sırtım yanmakta
Vakit geçmekte
Belki de hazırlanmakta herkes
Yola çıkmakta
Bir dağ daha gördüm
Biraz ağaçlı, biraz ağaçsız
Dağ güzel, ağaçlı da güzel, ağaçsız da
En güzeli de hafiften esen rüzgar
Bir de dalganın sesi
Taşa çarpıp geri dökülürken
En kötüsü de yanmak
Güneş hâlâ yakmakta
Yine de yola çıkmakta herkes |
SARIKAMIŞLAR GÖKTEN YAĞIYORDU
Yaşamak için yeniden düzenleriz her yeni mekânı. Yaşamımızın bir parçası olur. Bizden bir parça. Kişiliğimizi yansıtır bizi anlatır.Yaşadıkça genişler mekân hissedilir olur. Yine içinde olduğumuz, ulaşamadığımız alanlar görünür gözümüze. Bizden bir şeyler oluştururuz düşüncemizde. Yine bizi anlatsın isteriz, gördüklerimizi başkaları da görsün.
Değişir mekân bir insanın gözünde. Yine biz olmak ister; yine bizi anlatsın; birlikte izleyelim ister sarı kamışlar gökten yağarken.
Temmuz 1999 İstanbul |
SANATÇININ İKİLEMİ
Uçarı olmadan hayatı
uçarı yaşamak
Yaratıcı olmak varken
tıkanıklığı yaşamak
Peşinden koşarken sevinin
yalnızlığı yaşamak
Bir boşluk
Belki altı sert
kayalık uçurum
Yine de yaşamak var
Zamanı harcamak uğruna
Kaybedilen tek şey, geri gelmeyecek
Zaman
Gelip geçici anlık keyiflerle
Biraz mutluluk, biraz endişe
Sahte heyecanlar
Yanlış anlaşılan, korkuya açık
Nedensiz, sorusuz, cevapsız
Anlamsız savunmalar, gereksiz.
O zaman tek kaçış olur yaratmak. |
AYAKLARIMDAN VURDUN
Ayaklarımdan vurdun beni
tam yüreğimden vurdun
Daha çok gençtim
Ümitlerimi kırdın
Daha çok gezecektim
Daha çok görecektim
Ayaklarımdan vurdun beni
tam yüreğimden vurdun
Benim tek sevdamdı onlar
Dünyayla bağımdı
Özgürlüğümdü onlar benim
Sınırsızlığımdı.
Yaşama dair en güzel şeyler
Onlarla başladı
Onlarla gittim yaşamak istediğime
Görmek, bilmek istediğime…
Beni ayaklarımdan vurdum.
Eylül 2000 Turgutreis |
TURGUTREİS’TE SABAH
Adalar görünür
sabah ışığında
Güneş yükselir,
Isınır, ısıtır
Adalar sisler ardında solar
Karışır taşlar, otlar, ağaçlar
Hepsi bir bütün, sisler içinde
Bir renk, gri-mavi
Güneş batar, kızıl gökyüzü
Adalar kara, deniz dalgalı
Şimdi vaktin neresindeyim?
Üşüdüm, Dönmek istiyorum
Rüzgar… Deniz çok soğuk.
Gölgede üşüyorum
Gitmek istiyorum.
İşte yol!
Bas ayaklarının üstüne
Düş yola |
YA ŞİMDİ NE OLACAK?
Yoruldum, bankta oturuyorum
Deniz dalgalı, suyu bulanık
Denizden karaya sert rüzgar esiyor
Tüylerim diken diken,
İçim ürperiyor
Bacaklarım yorgun,
Sırtım ağrıyor
-karnım acıktı-
Biraz daha oturmak istiyorum
Rüzgar yüzüme, güneş sırtıma vururken
Donmuş, kaskatıyım
Yalnız elim yaşıyor,
yazıyor. |
BAŞKA DÜNYALAR KURMAK
Başka dünyalar kurmak için
Boşluklar bırakıyorum
Neye benzer bilemiyorum, gördüğümden
Daha farklı olamaz başka dünyalar
Bildiğim dışında düşünemem, düşündüğüm
Bildiğimin içindedir.
Başka dünyalar da bu dünyanın içinde…
Düşüncelerimin içindedir bilmediğim,
Bildiğimin ardında.
Düşünürsem çıkar gelir gizlediğim,
Düşüncelerimin içindeki bilmediğim
... |
| |
| |
| |
| |
| |
|
|
 |
 |
|